dogakuslarisevenler
  Flurya
 
14 cm uzunlugundaki floryalarin erkekleri disilerinden daha iri, renkleri daha göz alici, ötüsleri de oldukça güzel ve civiltilidir.
Ağaçlıklı bölgelerde yasayan ve üreme mevsimleri dışında gruplar oluşturan Floryaların baslıca besini tohumlardır. Palearktik bölgede geniş bir dağılım gösteren Floryalar, Anadolu 'nun Doğu ve Güneydoğu bölgeleri dışındaki bütün yörelerinde ürer, kisin göç sırasında hemen her yerde çok sayıda görülür.
Florya 14 cm uzunluğunda olup sakaya göre dahi iri yapılıdır. Rengi genel olarak kirli yeşildir. Erkeğinin göğsü sarımtırak , kuyruk ve kanat kenarları limon sarısıdır. Dişi belirgin biçimde ufak ve kahverengi-yeşildir. Floryanın üreme bölgesi de hemen hemen sakanınkiyle aynıdır. Florya da saka kuşu gibi ağaçlık çayırlarda, bahçelerde bulunduğu gibi sakanın pek tercih etmediği orman kenarlarında da görülür. Florya yuvasını genellikle saka gibi yükseğe yapmaz, fakat sık çalıların arasına yaptığı yuvasını iyi gizler. Dişi 4-6 yumurta yapar ve bir mevsimde 2-3, ender olarak 4 kere kuluçkaya yatar. Florya adı Rumca yeşil anlamına gelen floros kelimesinden gelir Eski kuşçuların çoğu Florya yerine flürye de derler.
Florya ötüşü ve nağmeleri
Florya’nın esas ötüşü makara çekme tarzındadır. Başlıca makara çeşitleri kurbağa makarası, canalya makarası ve ebabil makarasıdır. Görüldüğü gibi her üç makara çeşidi de başka hayvanların ötüşlerine benzetilerek adlandırılmıştır. Kurbağa malûm. Canalya (aslı Rumca caneli) Emberizidae (Kiraz kuşları) familyasından, bilimsel adı Emberiza citrinella olan, tohumla beslenen, açık arazide yaşayan küçük bir kuştur. Yazın özellikle Trakya'nın kuzeyinde ürer. Kışın diğer bölgelerde de görülür. Ebabiller ise eskiden kayalıklarda bulunurken günümüzde daha çok büyük şehirlerde yaşayan, ilk bakışta kırlangıca benzeyen kuşlardır (Apopidae familyası).

Kurbağa makarasının alt çeşitlerinden tor kurbağası, yuvarlak kurbağa ve düz kurbağa makbul olanlardır. En makbulü de tor kurbağasıdır. Basık kurbağa ve çır kurbağası ise makbul olmayan kurbağalardır. Canalyanın "cucucu", "cicici", kaba canalya gibi çeşitleri vardır.

Florya’nın makbul makaraları arasında bir de "lülü" vardır ki en makbulü kabul edilen bu ötüşün 15-20 yıldan beri duyulmadığı, unutulduğu söylenmektedir.

Florya’nın ötüşü makara olduğu için hem ötüşün güzelliği, hem de uzunluğu önemlidir. Ötüşün uzunluğu kuşçular arasında "sayı" ile ölçülür. Aşağı yukarı bir sayı yarım saniyedir. Kuş öterken kuşçular içlerinden onar onar sayarlar. 50 sayının üzerinde öten kuşlara "uzun kuş" denir. 200 sayı öten kuşlar olduğu söylenmekteyse de ben bunu ihtiyatla karşılıyorum. Tabiî kuşun uzun ötmesi yanında güzel ötmesi de gerekir. Bir kere makbul makaralarla ötmesi şarttır. Öterken makarayı devirmemesi, yani başka makaraya geçmemesi, indirme bindirme (yani volüm dalgalanması) yapmaması gerekir. Bunlara ''bozuk'' denir. Fakat makaraya başladıktan sonra kaldırırsa, yani volümü yükseltirse bu bozuk olmaz, ama ezerse bozuk olur. Florya’nın "ders" devresi 15 Marttan sonra başlar. Ders, kuşun tam ötümden önceki yarım, bölük pörçük ötmesidir. Florya 1.5 ay kadar ders yapar. Ders esnasında makaralarını pişirir. Nisan 15 civarında da "dikilir", yani makaraya başlar; Ağustos sonuna kadar öter. İşte bu dönem, kuşçuluğun en keyifli dönemidir.
Kaynak :
http://sakaci_carduelis.sitemynet.com/SAKAKUSU/id5.htm
YEMLENDİRME TARZI
Floryalar beslenme konusunda çok seçicidir.Çok çeşitli yapraklar,çeşitli yosunlar,çeşitli hazır yemler ve bir çok hayvansal gıdayı yerler.Temel gıda maddesi olarak 2 ölçek lahanasız orman(yabani) kuş yemi ile 1 ölçü ispinoz yemini karıştırıyorum.Mevsimine göre (Yazın daha fazla,kışın daha az) yabani tohumlar,ay çekirdeği,kardı tohumu,az yulaf ve çam kozalağı ilave ediyorum.Özlü yem olarak ayçiçeği kullanıyorum.Mevsin durumuna göre yumurtalı yem verilir.Bir tür kanarya yemi kullanıyorum.Bununla hastalık taşıyan yemlere karşı önlem alıyorum ve bunu kuru halde veriyorum.Unlu gıdayı az veriyorum.
ÜRETİMİ
Floryaların kuluçkaya hazırlanmalarına insan katkısı pek fazla önem taşımaz.Ancak bir çift kuş temin edildikten sonra ve kafese yada salmalara yerleştirildikten sonra kuluçka yerleri yapılır.Bunun için kuru çalılar kullanılır.Kullanılacak materyaller için bir çok varyasyon vardır.Yavruların yetiştirilmesinde gerekli kuluçka yerlerinin sayısı hakkında litaretürde her hangi bir bilgiye rastlamadım.Fakat doğada nasıl ise barınakta da aynı şekilde olması gerektiğine eminim.( DOĞADA:Yuvayı sık çalılıklar arasında,daha ziyade meyve ağaçları,mazılar,köknar ve mürver ağacı çalılıklarında yapar.M.KARABOLAT) İyi bir yemlenme ile daha fazla yumurta ve yavru elde edilir.Benim gözlemlerime göre en geç 4 yumurta yaptıktan sonra kuluçkaya başlamak gerekir. 5.-6.-7. yumurtadan çıkacak yavrular bu gecikmeden dolayı diğer yavrulara karşı zayıf kalırlar.Yemlenme esnasında ki mücadelede başarısız kalarak büyüyemezler.Bu dönemde yemleme yukarıda izah edildiği gibi olmalıdır.Özlü gıdalar ve yeşil gıdalar yiyeceklerin % 50 sini oluşturmalıdır.Kuluçka dönemi yaklaşık iki hafta sürer. (13-14 gün)Yavrular da daha önce söylediğimiz gibi yemlenmelidir.Carduelis yetiştiricileri için en iyi kuluçka kuşu floryadır.
YAVRULARLA İLGİLİ PROBLEMLER
Maalesef yavru Floryaların yuva dönemlerinde ölümle sonuçlanan ve sebebi bilinmeyen problemler meydana gelmektedir.Bu güzel kuşların büyük bir kısmı hastalanır ve sebebi de bilinmez.Bir gün başka,diğer bir gün başka sebepten hasta olabilirler.Florya sevenler tarafından birçok ihtimal tartışılır.Bazen de ilaçla tedavi yolu denenir.
Sonuç:Bu bilinmeyen hastalığa karşı gerçek bir tedavi uygulaması yoktur.Münih Üniversitesinde yapılan analizler koli bakterilerine karşı Florya kuşu savunma mekanizmalarının genetik olarak zayıf olduğunu ortaya koymuştur.Yetiştiricilerin tespitlerine göre yavru dönemi ve öncesi,hava ne kadar çok güneşli,kuru ve sıcak olursa hastalığa da o kadar az rastlanmaktadır.Bütün kuşların hastalanması için havanın 2-3 gün yağmurlu olması yeterlidir.Tedbir olarak şunlar yapılmalıdır.
1-Kuluçkaya başlamadan önce yetiştirme alanının tamamı temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
2-Kuluçka esnasında eski kuşların kokzidioz,parazit tedavisi yapılmalıdır.
3-Kendi kendine oluşan durumlarda yine kokzidioz tedavisi genç hayvanlara da uygulanmalıdır.
4-Yavru döneminde kokzidioz tedavisi yine uygulanmalıdır.Kuluçka dönemindeki dezenfektasyon esnasında negatif etkilerden kaçınmak gerekir.

Derleyen:HÜSEYİN ÖZKAN-SAMSUN Kaynak.Werner Bohrmann (KUŞ DÜNYASI DERGİSİ)
Not:Ülkemizde pek yaygın olmayan kafeste Florya üretimi için deneyimi ile birlikte çeviriyi bizlere ulaştırdığı için Sayın Hüseyin Özkan'a teşekkürler.Yazıda gecen ,orman kuş yemi,ispinoz yemi,kokkidioz tedavisi gibi ifadelere açılım yapıldığında çok daha yararlı olacağı aşikardır
FLORYALARDA DİŞİ ERKEK AYRIMI
Yine bütün kuşlarda olduğu gibi Florya kuşlarında Erkek olanların rengi Dişilerine oranla daha belirgin Sarı yeşilimsi renkte ve daha parlak olurlar. Erkek Floryalarda kafa kısmından başlayarak kaş kısmından her iki yana doğru sarı şerit halinde sırt kısmına doğru genelde tüyler sarı parlak ve dişiye oranla daha sarı renktedir.
Erkek Floryalarda kanat kısmındaki Sarı şeritli kısım parlak sarı ve canlı daha belirgin durumdadır.
Dişi Floryalarda renkler genelde daha mat ve parlak olmayan renkte baş kısımdan göğüs kısmına doğru bütün tüyler erkeklere oranla mat ve soluk renktedirler.
Kanatlardaki sarılık soluk ve parlak olmayan biçimdedir. Kanat şeridindeki soluk sarı dışında başka vücut kısmında bir yerde daha parlak sarılık yoktur
çipil yavruyu anlamanın tak yolu kuşun en uç taki kanat tüyü yani bizim terek diye tabir ettiğimiz tüyün sarılığının canlı ve parlak olmasından anlaya bilirsiniz ayrıca kuyruk tüylerinin canlı ve parlak olması da size ışık tutar..dişilerde bu renkler soluk ve mattır.
FLORYA KUŞUNU YENI BESLEYENLERIN DIKKAT ETMESI GEREKENLER
Florya kuşunu yeni beslemeye karar veren arkadaşların ilk önce 27.5x18x28 ebatlarında tahtadan yapılmış bir kafese sahip olması gerekmektedir..bu ölçüler aşağı yukarı 1-2 cm oynaya bilir ama ortalama ölçüler bunlardır..

kafesi aldıktan sonra bu kafes ölçülerine uygun kafes örtüleri de vardır bu örtülerden her kafes için bir kaç tane almak lazımdır..yedek örtülerin olması temizlik açısından önemlidir...

..örtülerin Florya için önemi....Florya kuşumuz diğer kuşlardan biraz daha yabani olması ve toplum kuşu olmasından olmazsa olmazlarımızdandır..çünkü Florya kuşu açık haldeyken ötmez stres yapar korkar bunlar kuşumuzu çok etkilemektedir..örtüde olan kuşlarımız rahatlar dış etkenlerle olan olumsuzluklardan da kurtulur..hava sirkülasyonuna maruz kalmaz yani üşütmez.yerini yadırgamaz yani stres yapmaz..bu sebeple her yerde çok kolay öter..ev den dışarı çıkılacağı zamanlarda özellikle kış aylarda kağıtla kafes paketlenir...

Florya kuşu besleyenlerin birde özel yapılmış çantalar mevcuttur..bu çantalar bir yerden bir yere gidilirken (kuşçular kahvesi)kullanılır..bu çantalar mukavvadan ve deriden yapılmış Florya kafeslerini içine girecek şekilde yapılan çantalardır..bu tür çantaları kuşumuzu ötüm anında dinlendirme veya bozuk ötmesi durumunda susturmak içinde kullanıldığından Florya kuşunda yeri çok önemlidir..

..Florya kuşu kafesinde yandan sürgülü yemliği mevcuttur...bu çekmeceli sürgülü yemliğe normal sade düz yem koyulması gerekmektedir..kapı tarafına bir adet tünek koyulur ve aynı tüneğin yani kafes kapısının sağ tarafına çay bardağı veya normal suluk ile su koyulur..
aynı yerin sol tarafına mamalık koyulur ve tercihe göre sol tarafa tüneğe yakın veya yemlik tarafına yakın yere küçük ballık dediğimiz yada mamalık içinde kum konur..kafes iç dizaynnıda bu şekilde yapılır genel olarak...
FLORYADA ÖTÜM
makara arkası cav cav yapan yada tüf eleyen kusa değer verilmez, genel de dağ babası,yada yerli babada çok çıkar tok kısa ötümün arkası tüfeli olur.Florya kuşunda bence makaralar,nameler çok uzun olmasa orijinal olmalı ,cömert olmalı ve toplumda takdir gören makaralardan olmalıdır. bana göre 15 şayi tas kurbağa,yada 15-20 şayi sektirme canarya öten Florya 100 şayi yuva öten daha değerlidir. bir de Florya kuşunda ben çeşit ararım 2-3 ayrı kanaldan ötmeli dersleri şekilli olmalıdır. 21 senedir saka,Florya besledim dinledim:bugüne kadar beni gerçek etkileyen ve farklı bulduğum tek kus İstanbul Bahçeköylü bir arkadasın kışlık dağ babası kuşuydu,derin göl kurbağayı 25-30 şayi pesi pesine 5-6 ağız ötüyordu. Florya kuşu öttüğü tüyler kalkıyorsa,kuşlar susuyorsa kus odur arkadaşlar..
1. Kaba ve davudi sesler
2. cömertlik
3. Tertip
4. çeşit
5. uzunluk
(not : Uzun ömür) (birde satmayacaksın)

Bu özellikler bir kulda bulunur ise bu kuşu dinlemek kalpten götürür. Ancak; burada belirtmek istediğim hususları da arz edeyim.

Bunların hepsi bir kuş da olabilir, fakat aşağıdaki hatalardan birini yaparsa, ister fizandan gelsin, ister padişah olsun, çöp kadar değeri olmaz. (olsa olsa salon kuşu olur) (yani er meydanında makbul değildir)

1. kurbağa çırı ile başlarsa;
2. indir bindir yaparsa
3. geçme yaparsa
4. makara arkasında cavcavlar veya civcivi gibi sesler çıkarırsa (tüfedir)
5. makaralar ne kadar güzel olursa olsun, 3-5 sayı ötüp peş peşe durmaksızın ardı ardına öterse (mandıra köpeği deriz bu tiplere, kısacası ne kendi öter nede karşısındakini öttürür)
6. keyfi gelecek de, vıjdan çıkacak da ötüm yapacak. Buda sinir bozucudur.
7. keyfi gelecek de, artık sabahlarımı öter, akşam mı öter, yoksa çırlayan bir kuş duyacak da ötecek, 4 saat bekle, 10 dakika ötsün, sonra yan gelsin yatsın. Olmaz...... makbul değil. Gittiğin her yerde rezil olursun. Birde kimse kuşunu duymadığı için "yahu bu atıp tutuyor derler" çünkü kimse kuşu duymamış ki ?
8. ezik, basık makara öterse,
Florya ötüşünde bozuk nameler
Florya kuşunda çok zengin ötüş refertuarına sahiptir..ama her kuşta olduğu gibi Florya kuşunda da bozuk nameler vardır...öncelikle bozuk ve makbul olmayan nameleri öğrenelim ki iyisini zaten kulağımız anlayacaktır..

..ana kural kulağa hoş gelmeyen nameler bozuk namedir..ama birde kulağa hoş gelen ama hiçte makbul olmayan nameler vardır..

şimdi bu nameleri tanımaya çalışalım..Florya makara öterken sonuna tufe namesi bağlarsa kulağa hoş gelir ama hiç makbul olmayan bir ötüş şeklidir...
örnek...ça ça ça ça ça ça ça ça ça ça ça ça çaşlep şelp şlep şlep şlep
yada ..to to to to to to to to to to to çivi çivi çivi çivi çivi

bu ötüşlere tufeli ötüş deriz ve makbul değildir...

geçme veya bağlama dediğimiz namelerde makbul değildir..

canalyadan kurbağa makarasına geçen kuş ,kurbağadan canalyaya makarasına geçen kuş ötüşler ide makbul değildir bunu karakter haline getirmiş olan kuşlar genelde beslenmez ve salınır...

ör:cu cu cu cu cu cu cu c u cu lü lü lü lü lü lü lü lü lü lü lü lü

diğer basık ,ezik,kırık,çır öten kuşların ötüşlerini kumanda etmek gerekmektedir genelde kumanda edilen kuşlar çok iyi makaralarını öterler
böyle kuşları kumanda ederek öttüren kuşçulara usta kuşçu denir..iyi ve makbul olmayan makaraları bilmeyen zaten kumanda etmesini de bilmezler,hangi name iyi hangi name bozuk bunları iyi bilmek lazım ki gerekli müdahaleyi yapabilesin...kuşun ötüş karakterist özelliği vardır kuşun sahibi kuşunun nerde hangi makarayı öteceğini çok iyi bilir kuş iyi makaralarını öter bir yer var ki oraya geldiğinde bozuk ötecektir kuşun sahibi o nameye yaklaştığında kafese dokunarak veya kafesi çevirerek
kuşun bu bozuk nameyi ötmesini engeller..kuş tekrar nakarat yaparak baştan ötmeye başlar kahvedeki diğer kuşçular kesinlikle bozuk name dinlemez dinleyemez...en makbul olanı da budur...buna kuşçular arasında iyi seyislik yapıyor da denir..çünkü at sahibine göre kişner lafı burada çok kullanılır..

gelelim tufe işine ..makara peşi tufe makbul değil dedik..ama tufenin makbul olanı da vardır..Florya ötüşü makara çekme tarzıdır dedik..Florya kuşu tufe namesini ötmeye başlayıp ve uzun öterek aynı şekilde bitirirse makbul tufedir o nameyi makara yapmıştır..
ör:çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi çivi
bu ötüş tarzı makbuldür...

yukarıda geçme yani bağlama dediğimiz namede bozuk sayılan nameler arasında göstermiştik,ama geçmeninde makbul olanı da mevcuttur..

bu makbul geçme makara sı aynı makarayı kaldırması veya kaba ötmesi şeklindedir ve en makbul ötüş şeklidir....

burada tek dikkat edilmesi gereken nokta kuş canalya ötüyorsa veya kurbağa ötüyorsa öttüğü makarayı başka nameye bağlamaması aynı ses üzerinden makarayı kaldırması gerekmektedir..

ör..gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gi gü gü gü gü gü gü gü gü gü gü gü şeklinde olanı makbüldür veya
li li li li li li li li li li li li lü lü lü lü lü lü lü lü şeklinde olanıdır..düz canalyadan kaba canalyaya geçme düz kurbağadan kaba kurbağa makarasına geçme
makbul ötüş şekilleridir..

Florya kuşu makara takip etmesi gerekmektedir karşısındaki Florya canalya ötüyorsa aynı makara ile cevap vermesi makbuldür..makara öten kuşa ders nameleriyle cevap vermesi kabul edilemez bir durumdur....

bir kuş kahvede uzun makara ötmeye başladığı zaman diğer kuşçular kendi kuşlarının kafeslerine dokunarak kendi kuşlarını susturması gerekmektedir uzun öten kuşa yol vermek o kuşa saygı göstermek için yapılan bir Floryacılık kültürüdür..çünkü uzun makara dinlemek herkesin arzusudur kuş kimin olması hiç önemli değildir..

Florya kuşu toplum kuşudur kahveye gelen kuş herkesin kuşudur iyi öterse herkes gurur duyar kötü öterse usta kuşçular tarafından uyarılır eğer kuşuna müdahale etmez ise sahibi...

Florya besleyen meraklı taliplisi çıkınca satmasını da bilecek almasını da bilecek satamaz veya kuş satın almazsa kuşçu olması mümkün değildir..

her zaman iyisini bulmak ve öttürmek bir kıstastır..floryada genellikle kuşun tipi ve fiziği ne önem verilmez büyük ve iri Floryalar çok iyi öter diye bir kural yoktur hatta bazen iskete kadar ufak bir floryadan öyle bir ses çıkar ki şaşırıp kalırsınız...önemli olan kuşun uzun nefesli tertipli,orijinal seslere sahip olan kuşlar olması yeterlidir fizkle alakalı bir şey yoktur..
FLORYA DİYİNCE AKLA GELEN TEK ŞEY HEYECANDIR
uzun bir yoldur Florya beslemek şöyle ki öncelikle besleyeceğiniz floryada arayacağınız bazı özellikler olması gerekmektedir...öncelikle Florya besleme kararı alan meraklının dikkat etmesi gereken tek şey sese düşkün olması gerekmektedir...çünkü Florya kuşu dövüş ve toplum kuşudur..

..
.Florya kuşunda ilk dikkat edeceğiniz önemli hususlar sırayla şunlardır...

1..uzunluk...2..tertip..3..orijinallik..4..cömertl ik

1..uzunluk...Florya kuşu uzun ve nefesli ötmesiyle ünlüdür...Florya kuşunda arayacağımız ilk şey nefesli olmasıdır..bunu anlamamız hiçte zor değildir sadece dikkatli dinlemek ve Florya kuşunun makara dediğimiz nameyi öterken o nameyi nasıl tuttuğudur..pes ten ve mülayim tutuyor ve makarayı uzatıyorsa ve dudağının ucuyla makarayı üfleyerek tutuyorsa bu kuşun nefesli yani yollu olduğuna işarettir..böyle kuşları ayırmak gerekmektedir....

2..tertip..Florya kuşunda ikinci önemli aranan özellikte tertiptir..bunu kısaca şöyle tarif edelim..bir nameyi öten Florya kuşu arka arkaya 4kez ve daha fazla ötmesine tertip deriz..yani kuşumuz bir düz kurbağa makarası öttüğü zaman aynı makarayı 4kez ve daha fazla ötmesi makbuldür..bir ondan bir bundan name ötmesi iyi sayılmaz..

3..orijinallik...kuşumuzun makaraları orijinal sesler olması gerekmektedir..bunu da şöyle sıralamak gerekirse Florya kuşu doğadaki sesleri taklit ederek ötmektedirler..mesela kurbağa makarasını öterken aynı sesi çıkartması gerekir düşük seste öterse basık olur ki büyük hata sayılır...veya makarayı kırık öterse kırık seste hatadır..bizim anlayacağımız taklit ettiği sesin hakkını vermesi gerekir.bunu yapamıyorsa ve sesi eziyorsa,basıyorsa,kırıyorsa,kısaca bu hataların tümüne çır
deriz kısaca ...

4.cömertlik..cömertlikte özünden anlaşılacağı üzere girdiği her toplumda öten kuştur..bu tür kuşlar atak olur ve devamlı dövüşmek isterler kısaca bu tür kuşlara bizler dövücü ve cömert kuş deriz..

ilk başta Florya beslemek isteyen dostlarımın bu 4 ana unsura dikkat etmesi gerekmektedir...
bundan sonraki yazılarımda Florya kuşunda olan nameler,Florya kuşunda hata olarak kabul edilen nameler,Florya kuşunda dikkat edilmesi gereken bakım ve kuşu topluma alıştırma ,kafesine alıştırma,teknikleri üzerinde olacaktır..
Florya kuşunun ana lisanı çır dediğimiz bozuk bir namedir bunun dışında öttüğü bütün nameler taklit tir Florya kuşu bir taklit ustasıdır...saka papitlerini ötmesine şaşır mamalısın bunları genelde ders nameleri arasında yapar saka gibi ötmesi kuşunuzun bozuk ötmesi anlamına gelmez...

Florya kuşunun ötme şekli makara şeklinde olur eğer makaraları öterken düzgün ötüyorsa sorun yok demektir kuş dikilip ötmeye başlayıncaya kadar Florya kuşuna bozuk veya iyi dememiz yanlış olur...

öttüğü makaralar orijinalse yani basık ,ezik,kırık değilse kuş iyidir birde orijinal ötebilir ama makara peşine tufe dediğimiz nameyi yapmaması ve bir makarayı öterken bitirmeden diğer başka bir makaraya atlaması yani geçme yapmaması gerekmektedir bunları eni yi baharda ötüm sezonun da anlamak mümkün olur
DİĞER FLORYALAR
MUTASYON Floryalar tarihi gelişim bakımından yeni türlerden biridir ve renk olarak az sabitlikte olan bir türdür.Evulasyon sürecinde daha önce kazanılan özelliklerde değişiklik olması ve mutasyona uğrama şartlarının mukayese edilebilmesi büyük önem taşımaktadır.Bundan dolayı Floryalar Avrupa'da ki yabani kuşlar arasında en fazla renk varyasyonuna sahip kuş olarak karşımıza çıkar.
Kuş yetiştirmeye karşı çıkanlar,evcil kuş yetiştirilmesi ve böylece mutasyonun kaçınılmaz olması nedeniyle tür olarak saf cinslerin çoğalmasının mümkün olmadığını iddia etmektedirler.Bu iddia yetersiz bilinçlenmeden veya manipülasyondan kaynaklanmaktadır.Halbuki bilim adamları doğal ortamda da mutasyon olduğunu haber vermişlerdir.Blümel (1983) yılında bu konuda ki gözlemlerini şöyle anlatır:İlk Avrupa sarı Florya (lutino) 1923 yılında Paris’te serbest doğal ortamda yakalanmıştır.Orada bir fuarda tanıtılmış ve İngiltere'ye götürülmüştür.Burada M.Wolf tarafından yetiştirilmiş ve popülasyona uğramıştır.Bu kuşlar 1945 yılında tekrar Fransa'ya getirilmiş,burada çoğaltılmıştır.Daha sonrada Hollanda'ya,Belçika'ya ve Avrupa'nın büyük bir kısmına dağıtılmıştır.
Böylece evcil kuş yetiştirmenin mutasyon nedeni olduğunu iddia edenlerin yanılgıları ortaya çıkmış oldu.Ayrıca biyogenetik özellikler mutasyona bağlı olarak değişiklik göstermezler.Doğada yetişmeye veya insanlar tarafından yetiştirmeye bağlı değişiklik göstermezler.
AKRABA TÜRLERİ
Avrupa türünün yanı sıra Chloris türü içerisinde üç tane daha akrabası ortaya çıkmıştır.Bunlar Çin Florya’sı,Himalaya Florya’sı ve Siyah Başlı Florya’dır.Bu üç türün melezleri,çiftleşen kuşların özelliklerine göre nitelik kazanırlar.Bu türler Avrupa türüne göre renk,şekil ve büyüklük bakımından farklılık gösterirler.Bunlar daha önceleri Florya ile Serçe arası kuşlar olarak tanınırdı.Cinslerin birbirleri ile çaprazlama çiftleştirilmeleri ile yeni düzen sistematiği ortaya çıkardı.1957,1978 ve Güttnger'in ötüş tarzları ve analizleri üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarla akrabalık bağları ortaya çıkarılmıştır.
1.ÇİN FLORYASI (Carduelis sinica)
2.HİMALAYA FLORYASI (Carduelis spinoides)
3.SİYAH BAŞLI FLORYA (Carduelis ambigua)
Kaynak:Hüseyin Özkan/Samsun (KUŞ DÜNYASI )





satinet florya




Himalaya floryası


cin floryası


siyah başlı Florya


achat Florya


isabel Florya


lutino Florya




NEDEN ÖRTÜLÜ
Gerçekten bu örtü meselesini bilmeyen arkadaşlar biz doğa kuşu besleyenler bu örtüleri yıkamak için yada renkleriyle hava atmak için kullanmıyoruz bu konuda bayağı hassasım yoldan gecen bi hanım A onun içinde kuş mu var yazık kuşa kapatmışsın der eve gelen misafir ya aç şu kuşu yazık hayvana der komşun bu nerden hava alıyor der dükkana gelen müşteri bu hayvan güneş görmüyor öldürecen der halbuki kuş onların yüzünü görse korkudan ölecek arkadaşlar bunlar doğa kuşu doğada doğmuş özgür yaşamış hayvanlar aslında kapalı acık hepsi bir ama bir yönleri insanlar tarafından özgürlükleri alınması .örtülü örtüsüz düşünmeye gerek yok burada amaç önemli kuşu evin duvarına asıp ta beslersen ister kapat istersen kapatma bırak çırpınsın burnu kanasın bi kaç tüyü dökülsün strese girsin sende ilaç ver iyeleşti diye sevin mutlu ol yok bu kuş doğadan yakalandı çırpınır bir yerini tele vurur stres yapar bunları yaşamasın dersen vur örtüyü kuş rahat rahat kafese otursun .bakın biz doğa kuşu besleyenler inanın kuşlarımıza güneş banyosu veririz rüzgar yemesin diye paketleriz banyo yaptırırız sevdiği tohumları ne bağsına olursa bulur veririz taze yeşillik veririz bitlenmesin diye ilaçlarız 12ay besler 4 ayını öttürebiliriz kafeslerini yıkar tüneklerinide temizleriz yani bizlerde baya kuşlara yapılan bakımları yaparız tek farkımız onlar bi zamanlar özgürdü ama kafese girdi ha örtülü ha örtüsüz buraya bakmalı yalnız bu merak işte ne kadar bilinçli olsak ta sadece ne avunacağımız onlara iyi bakmak strese sokmamak gagasını vurup kanatmamak çırpındırıp tüylerini attırmamak vs bizler bu kuşları tek kendimize beslemeyiz arkadaşlar dinlesin kuşlar dövüşsün alın bi acık kuşu üç durak gidin ve kahveye koyun masaya cay gelsin kuş çırpınsın biri otursun masaya kuş çırpınsın bumu merhamet vur örtüyü kim gelirse gelsin kuşa ne .niye götürüyosun kahveye diye düşünme bu kuş ortam kuşu bu kuş ötüm öterek dövüşsün birbirlerine üstünlük sağlasın yine derim biz kuşları hapsetmişiz kapalı yada acık sonuç özgür değiller artık bari eziyet etmeyelim çırpındırıp orasını burasın kanatıp. TÜRKİYE ,DE,DE doğa kuşları üretilecek bizden sonraki nesiller bileziklilerini gezdirecek ama Florya yine örtüde ötecek ve dövüşecek
HER ŞEYİYLE ASALET VE KÜLTÜRDÜR
Florya’nın esas ötüşü makara çekme tarzındadır. Başlıca makara çeşitleri kurbağa makarası, canalya makarası ve ebabil makarasıdır. Görüldüğü gibi her üç makara çeşidi de başka hayvanların ötüşlerine benzetilerek adlandırılmıştır. Kurbağa malûm. Canalya (aslı Rumca caneli) Emberizidae (Kiraz kuşları) familyasından, bilimsel adı Emberiza citrinella olan, tohumla beslenen, açık arazide yaşayan küçük bir kuştur. Yazın özellikle Trakya'nın kuzeyinde ürer. Kışın diğer bölgelerde de görülür. Ebabiller ise eskiden kayalıklarda bulunurken günümüzde daha çok büyük şehirlerde yaşayan, ilk bakışta kırlangıca benzeyen kuşlardır (Apopidae familyası).

Kurbağa makarasının alt çeşitlerinden tor kurbağası, yuvarlak kurbağa ve düz kurbağa makbul olanlardır. En makbulü de tor kurbağasıdır. Basık kurbağa ve çır kurbağası ise makbul olmayan kurbağalardır. Canalyanın "cucucu", "cicici", kaba canalya gibi çeşitleri vardır.

Florya’nın makbul makaraları arasında bir de "lülü" vardır ki en makbulü kabul edilen bu ötüşün 15-20 yıldan beri duyulmadığı, unutulduğu söylenmektedir.

Florya’nın ötüşü makara olduğu için hem ötüşün güzelliği, hem de uzunluğu önemlidir. Ötüşün uzunluğu kuşçular arasında "sayı" ile ölçülür. Aşağı yukarı bir sayı yarım saniyedir. Kuş öterken kuşçular içlerinden onar onar sayarlar. 50 sayının üzerinde öten kuşlara "uzun kuş" denir. 200 sayı öten kuşlar olduğu söylenmekteyse de ben bunu ihtiyatla karşılıyorum. Tabiî kuşun uzun ötmesi yanında güzel ötmesi de gerekir. Bir kere makbul makaralarla ötmesi şarttır. Öterken makarayı devirmemesi, yani başka makaraya geçmemesi, indirme bindirme (yani volüm dalgalanması) yapmaması gerekir. Bunlara �bozuk� denir. Fakat makaraya başladıktan sonra kaldırırsa, yani volümü yükseltirse bu bozuk olmaz, ama ezerse bozuk olur. Florya’nın "ders" devresi 15 Marttan sonra başlar. Ders, kuşun tam ötümden önceki yarım, bölük pörçük ötmesidir. Florya 1.5 ay kadar ders yapar. Ders esnasında makaralarını pişirir. Nisan 15 civarında da "dikilir", yani makaraya başlar; Ağustos sonuna kadar öter. İşte bu dönem, kuşçuluğun en keyifli dönemidir.

Ötücü kuşların ötmesi üremeyle ilgilidir. Ötüşün amacı çevredeki hemcinslerine varlığını ilân ederek dişileri cezbetmek, erkeklere ise meydan okumak, önce eş bulmada, sonra da besin aramada diğer erkeklerin öten kuşun bölgesine girmemesini sağlamaktır. Dolayısıyla ötme sosyal bir olaydır. Kafeste tutulan kuşlar da başka kuşlarla karşılaştıklarında daha çok öterler. Bu saka için de önemli olmakla beraber Florya´nın bol ötmesi için elzemdir. Bu sebeple ötüm mevsimi girince kuşçular kuşlarını kuşçu kahvelerine getirerek karşılıklı öttürürler. Kuşçular da kuşların karşılıklı ötüşünün rekabet esasına dayandığının bilincindedirler. Onun için karşılıklı öten kuşların dövüştüğünden söz ederler. Kahvede kuş öttürmenin incelikleri vardır. Değişik çevre kuşu ürküteceğinden, Florya´nın kafeslerinin üzerine daha kış mevsiminde ince beyaz bezden örtüler geçirilir. Daha sonra kuş kahveye yine örtüde götürülür ve bu sayede yerini yadırgamadan öter. En makbulü kuşun asmaca ötmesidir. Yani kafesi asıp kuşu kendi haline bırakırsınız, kuş bozmadan öter. Fakat iyi öten kuşların çoğunun zaman zaman bozukları olur. Bu yüzden kafes masanın üstünde durur. Kuşun sahibi kuş bozduğu zaman daha önceden kuşu alıştırdığı şekilde hafifçe kafese vurarak bozuk ötüşü kesmeye çalışır. Kahvedeki kuşların bozuk ötmemesi floryada çok önemlidir, çünkü sakadan farklı olarak floryanın Florya´nın ötüşü hayatının her döneminde bir ölçüde değişmeye açıktır. Yani floryanın Florya´nın ötüşü kısmen genetik olarak belirlenir, kısmen de öğrenilir. Bu yüzden bozuk ötüşlerin olduğu bir ortamda en falsosuz kuşun bile bunları kapıp ötüşünü bozma ihtimali vardır. Onun için kuşçu kahvelerini işletenlerin kuşçuluktan anlaması şarttır, çünkü ötüm zamanı kuşu devamlı falso yapan kişiyi kuşunu götürmesi için uyarmakla yükümlüdür. Tahmin edilebileceği gibi kahvede karşılıklı kuş öttürmenin müsabakaya, rekabete dönüşebilecek bir yanı vardır. Özellikle floryanın ötüp ötmeyeceğinin belli olmaması, fakat bir kere kızışınca da kuşların karşılıklı olarak birbirlerini bastırmak için öttükçe ötmeleri, yani dövüşmeleri bu kuşu iddiaya elverişli kılar. Hatta son yıllarda organize müsabakalar da düzenlenmektedir. Yalnız floryanın dövüşmesi için karşısındaki kuşun da aynı makarayı çekmesi gerekir. Mesela kaba canalya öten kuş ebabile cevap vermez. Üsküdarlı ünlü kuşçu Ciğerci Hikmet'in bir anısı iddiacılığın nerelere varabileceğini göstermektedir:

"Bir gün Balatlı Terzi Yani Arap Ali'nin kahvesine bir florya getirdi. Kuş çırladı. Arap Ali söylenince Yani kızdı; kuşun kafasını koparıp attı. Bu 100 sayılık bir kuştu."

Günümüzün belli başlı kuşçu kahveleri şunlardır: Şehremini Saray Meydanında Ali Hocanın (Suvat Ergünel) kahvesi, Kocamustafapaşa Sümbülefendi'de Tarık'ın (Tarık Kırkan) kahvesi, Üsküdar Yenimahalle, Dikilitaş'ta Palabıyık İbrahim'in kahvesi, yazlık olarak da Silivrikapı, Beykoz Çayırbaşı'dır. Beşiktaş'ta Kamburun Bahçesinde de kuşçular ötüm zamanı Pazar sabahları toplanırlar. Çarşamba günleri de Fatih Camiinin Malta Kapısı önünde kuş pazarı kurulduğunda kuşçular kapıya bitişik Malta kahvesinde toplanırlar. Eskinin namlı kuşçu kahvelerinin başında Fatih Atpazarı kahvesi gelir. II. Abdülhamit devrinde kuş pazarı da burada kurulurmuş. Cumhuriyet'in ilk yıllarında ise Alipaşa (Davutpaşa Camii'nin avlusunda), Tavukpazan, Silivrikapı (surun dışında), Yenibahçe,beykoz çiğdem mahallesinde burhan nın kahvesi,beykozda tokat köydeki spor kulübü yanındaki kahve, Üsküdar'da Arap Ali'nin kahvesi, yine Üsküdar'da Muhacirin kahvesi, daha yakın yıllarda da Karagümrük'te Nihat'ın Kahvesi ünlü kuşçu kahveleriydi. Bazı saka ve Floryalar ötüşlerinin olağanüstü güzelliğiyle kuşçuluğun sözlü tarihinde yer almışlardır. Bugünkü kuşçulara göre gelmiş geçmiş en iyi saka, 1930'lu yıllarda yaşayan Limoncu Saka'dır. Eminönü Limon İskelesinde çalışan bir Rum'a ait olduğu için bu adla anılan bu kuşun ötüşü kanarya kadar gürmüş.

Ünlü Floryalar daha çoktur: Sahibi Kapalı çarşı’da fincancılık yapan Fincancı Kuş (1936), Taksim tarafında Karabiber Kuş, Atatürk'ün hanendesi Hafız Yaşar'a ait Aslan marka Kuş (hepsi 1930'lar), Taksim'de Benzinci Kadri Beye ait Benzinci Kuş (1949-50).
Derleme : alıntıdır

 
 
   
 
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol